MENÜ

Şehir Ayağa Kalkıyor Dediler, Halk Dizlerinin Üstünde Kaldı…

Yayınlanma Tarihi : 20.05.2026 19:34 Bu haber 344 defa okundu

6 Şubat depremlerinde en ağır yarayı alan şehirlerden biri Antakya oldu… 

Paylaş Paylaş Paylaş
Şehir Ayağa Kalkıyor Dediler, Halk Dizlerinin Üstünde Kaldı…

Ama bugün Antakya’da insanlar sadece depremle değil, depremden sonra başlayan bitmek bilmeyen başka felaketlerle yaşam savaşı veriyor.

Çünkü burada artık acı bir olay değil; gündelik hayatın adı oldu.

Sabah uyanıyorsun… 

Toz. 

Camı açıyorsun… 

İnşaat sesi. 

Yola çıkıyorsun… 

Bitmeyen trafik. 

Bir sokağa giriyorsun… 

Aylarca, yıllarca kapanmayan çukurlar. 

Başını kaldırıyorsun… 

Bir zamanlar hatıralarla dolu olan mahallen artık yok.

Antakya’da artık insanlar adres tarif ederken bile enkazları referans veriyor. 

“Şu yıkılan binanın arkası…” 

“Eski fırının olduğu yer…” 

“Orası artık yok…”

Bir şehir düşünün… 

Depremden kurtulmuş ama huzura ulaşamamış. 

İnsanlar evsiz kalmış, sonra “rezerv alan” denmiş. 

Tapulu yerlerinden olmuşlar, sonra “riskli alan” denmiş. 

Yıllarca emek verip kurdukları işyerlerine bir gün gelip “geçici el koyma” denmiş. 

Ama o geçicilik bazılarının hayatında kalıcı bir yıkıma dönüşmüş.

Bugün Antakya’da herkesin ağzında aynı kelimeler var: 

Dava. 

İtiraz. 

Mahkeme. 

Tahliye. 

Kamulaştırma. 

Belirsizlik…

Deprem insanları sadece binaların altında bırakmadı. 

Kimi hukuk dosyalarının arasında kaldı, 

kimi konteyner kentlerde unutuldu, 

kimi ise kendi toprağında yabancı gibi yaşamaya başladı.

Konteyner kentlerde geçen her gece, insan ömründen eksilen bir yıl gibi… 

Yazın kavurucu sıcak, kışın iliklere işleyen soğuk… 

Mahremiyet yok. 

Düzen yok. 

Gelecek hissi yok.

Bir annenin çocuğunu küçücük konteynerde uyutmaya çalışırken gözlerinden akan çaresizlik, belki de bu ülkenin en ağır fotoğrafıdır.

Ve bütün bunların ortasında insanlar hâlâ sabretmeye çalışıyor.

Ama sabır da bir yere kadar…

Çünkü Antakya halkı artık sadece depremzede değil; aynı zamanda sürekli açıklama bekleyen, hakkını arayan, sesi duyulmayan insanlar topluluğuna dönüştü.

Şehrin her köşesinde inşaat var ama insanların içinde yeniden kurulabilen bir hayat yok. 

Her gün tonlarca beton dökülüyor ama insanların geleceğe olan güveni hâlâ enkaz altında.

Bir zamanlar medeniyetin başkenti denilen Antakya’da bugün insanlar en temel şeyleri özlüyor: 

Sessiz bir geceyi… 

Tozsuz bir nefesi… 

Trafiksiz bir yolu… 

Evine korkmadan “benim evim” diyebilmeyi…

Belki de en acısı şu:

Deprem bir gecede oldu… 

Ama Antakya’nın çilesi bitmedi. 

Bitirilemedi. 

Belki de alıştırıldı.

Ve artık burada insanlar yaşamıyor sadece… 

Dayanıyor.

Her sabah biraz daha yorularak… 

Her gün biraz daha eksilerek… 

Her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışarak…

Çünkü Antakya’da bugün umut bile enkaz kaldırır gibi taşınıyor.

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol