CHP’de devam eden "mutlak butlan" davasında yönetimin değişmesi veya kurultayların iptal edilmesi ihtimaline karşı ana muhalefetin aldığı dev önlemin detayları netleşmeye başladı. Kulislerden sızan bilgilere göre, olası bir hukuki krizde CHP kadrolarının pürüzsüz şekilde geçiş yapabilmesi amacıyla kurulan "İstiklal Partisi", logosunu ve ambleminin anlamını paylaştı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) son kurultaylarına yönelik açılan ve parti yönetiminin meşruiyetini hedef alan "mutlak butlan" davası, Ankara koridorlarında eşi benzeri görülmemiş bir stratejik hamleyi beraberinde getirdi. Mahkemeden çıkabilecek olumsuz bir karara karşı genel merkezin "B Planı" olarak devreye soktuğu iddia edilen İstiklal Partisi, kuruluş çalışmalarını derin bir gizlilik içinde yürütüyor.
NEDEN YENİ PARTİ? "HAZIR PARTİ" PLANI NEDEN İPTAL EDİLDİ?
Siyasi kulislerde daha önce, CHP yönetiminin olası bir olumsuz kararda hazırda kurulmuş küçük bir partiye toplu olarak geçiş yapacağı konuşuluyordu. Ancak hukukçuların yaptığı son incelemeler doğrultusunda bu plandan tamamen vazgeçildiği öğrenildi.
Mevcut bir partiye toplu delege ve üye geçişi yapılması durumunda, o partinin kendi delegelerinden gelebilecek olası itirazların, yeni yapıyı da hukuki bir kaosun içine sürükleyebileceği hesap edildi. Bu riskin önüne geçmek adına; siyasi geçmişinde hiçbir leke bulunmayan, tamamen güvenilir ve bağımsız isimlerden oluşan sıfır kilometre bir parti kurulması kararlaştırıldı. Hedef, mahkeme kararı çıktığı anda CHP kadrolarının yeni partiye pürüzsüz ve hukuki engellere takılmadan geçişini sağlamak.
STRATEJİ: "HİÇBİR İSTİFA OLMADAN, SESSİZ VE DERİNDEN"
İstiklal Partisi’nin kuruluş aşamasının beklenenden yavaş ilerlemesinin arkasında da bilinçli bir strateji yatıyor. Sürecin kamuoyunda büyük tartışmalara yol açmaması ve hedef alınmaması için işlemler çok fazla gündeme getirilmeden, adeta "sessiz modda" yürütülüyor.
En dikkat çekici detay ise kurucu kadronun belirlenmesindeki hassasiyet. Mevcut aşamada CHP’den yeni partiye hiçbir istifa veya resmi geçiş yapılmıyor. Planlamalara göre; kurucu kadro tamamen "emanetçi" ve yıpranmamış isimlerden oluşacak, mahkemenin butlan kararı vermesi durumunda ise CHP’nin ana gövdesi toplu halde İstiklal Partisi’ne iltihak edecek. Bu durum, geçici süreci yönetecek "Geçici Genel Başkan" figürünün kim olacağı sorusunu ve kurucu kadronun belirlenmesini zorlaştıran en büyük senaryo olarak masada duruyor.
AMBLEM PAYLAŞILDI, GÖZLER MAHKEMEDE
Kuruluş işlemlerinin arka planı sürerken, İstiklal Partisi’nin kurumsal kimliği, parti logosu ve bu logonun taşıdığı anlamlar da paylaşıldı. Siyasi kulisler, Özgür Özel ve kurmaylarının mahkeme gününe kadar bu yapıyı "uyuyan bir güç" olarak hazır tutacağını belirtiyor.
Hukukçular ve siyasi analistler, bu hamleyi ana muhalefet iradesinin sekteye uğramaması adına rasyonel bir "sigorta poliçesi" olarak yorumlarken, davanın reddedilmesi durumunda İstiklal Partisi’nin gelecekteki olası krizler için "yedek kulübesinde" tutulmaya devam edeceği öngörülüyor.