MENÜ
Hakan Erkan KARATAŞ
Hakan Erkan KARATAŞ
yildiz2@hatayyildizgazetesi.com
Yazı 215 defa okundu.

EMEKÇİ BİR GAZETECİ LEVENT AŞKAR’IN EKMEĞİYLE ALAY EDENLER UTANSIN!

Emekçi bir gazetecinin tam karşılığı olan, kimsenin karşısında eğilmeden, kimin ne olduğuna bakmaksızın mesleğini onuruyla icra etmeye çalışan nadir örnek insanlardan biridir Levent Aşkar…

Deprem öncesi ve sonrasında hepimizin yaşadığı maddi ve manevi kayıplar onun hayatını da derinden etkilemiştir. Hayat standardı değişmiş, düzeni bozulmuş, imkânları kısıtlanmıştır. Ancak tüm bu zorluklara rağmen mesleğini bırakmamış, sırf gazetecilik görevini yerine getirebilmek için kimi zaman yürüyerek, kimi zaman dolmuşla, kimi zaman da sevdiği, nazının geçtiği insanlardan rica ederek etkinlikten etkinliğe koşmuştur. Kimin hangi organizasyonu yaptığına bakmadan, yetişebilmek için çabalayan bir emekçidir.

9 Ocak Cuma günü Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Öntürk’ün davetiyle, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü onuruna verilen kahvaltıda, sözde “gazeteci” olduğunu iddia eden bazı şahısların Levent Aşkar hakkında gizli çekim yaptığını duydum. Görmedim ama aldığım duyumlar ve bilgiler nettir.

Bu çekim kim tarafından yapılırsa yapılsın; ne insani, ne ahlaki ne de meslek onuruna yakışır.

Çok zor şartlar altında hayatını idame ettiren, çoluğuna çocuğuna ekmek götürmek için koşturan emekçi gazeteciler ne yazık ki dilenci muamelesi görmektedir. Utanması gereken onlar değil, onları bu duruma düşürenlerdir.

Şimdi buradan o çekimi yapanlara soruyorum:

Amacınız Goy goy’sa o goy goy bir Gazetecinin veya bir baba’nın ekmeği onuru olmamalıdır

Bir emekçi gazeteci, kahvaltıdan arta kalan bir poğaçayı, bir baklavayı ya da bir muzu çocuğuna götürmek için çantasına koyuyorsa bu haberlik değil, insanlıktır. Takdir edilecek bir davranıştır.

Hangi meslektaşım ayda kaç kez ailesiyle birlikte kahvaltıya gidebiliyor? Kaçı çocuğunu alıp bir programa katılabiliyor?

Bu çekimleri yapanlar önce kendilerinden utanmalıdır. Böyle bir durumu haber yapmak yerine, Hatay’da hayatın nasıl çileye döndüğünü, geçim derdini, ekonominin insanları nasıl ezdiğini yazın.

Eğer gerçekten gazeteciyseniz; deprem sonrası yoksulluğu, işsizliği, umutsuzluğu yazın.

Eğer gerçekten gazeteciyseniz; sistemi, adaletsizliği, geçim sıkıntısını sorgulayın.

Ama sakın, emeğin üzerinden itibar devşirmeye kalkmayın. hele hele bir baba’nın gururuyla hiç oynamayın 

Ben bir gazeteci olarak başta Levent Aşkar üstadım olmak üzere onuruyla bu işi yapan tüm emekçi gazeteci arkadaşlarımın yanında durmaktan onur duyuyorum. Bu çekimleri yapanlarla aynı seviyeye düşmemek için söyleyeceğim çok şeyi tek cümleyle özetliyorum:

Herkes kendine yakışanı yapar. Allah herkesin gönlüne ve niyetine göre versin.