MENÜ

Yıldırım Kara: “15-17 Yaş Arası Her Dört çocuktan Birisi çalışıyor”

Yayınlanma Tarihi : 05.05.2026 21:37 Bu haber 229 defa okundu

Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, MESEM’lerde yaşanan iş cinayetleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Paylaş Paylaş Paylaş
Yıldırım Kara: “15-17 Yaş Arası Her Dört çocuktan Birisi çalışıyor”

Ülkemizde bilinçli olarak, çalışan kesimlerin yoksullaştırılmasına dayanan bir emek rejimi kurulmuştur. Bu emek rejiminde, çalışanların önünde iki seçenek var: Ya güvencesiz biçimde, düşük ücretlerle, uzun saatlerde çalışmak ya da uzun süreli işsizliğin getireceği maddi ve manevi yıkımla uğraşmak. Yıldırım Kara: “15-17 Yaş Arası Her Dört çocuktan Birisi çalışıyor”

Sofradaki ekmek küçüldükçe, tencereyi doldurmak zorlaşınca, eğitim çağındaki çocuklar da iş gücü ordusuna katılmaya zorlanıyor; ailelere ‘Çocuğunuz meslek öğrenecek, altın bileziği olacak, zaten herkes okumak zorunda değil’ gibi propagandalarla çocuk işçiliğinin meşru, hatta mantıklı bir tercih olduğu yalanı söyleniyor. 

TÜİK’in resmi açıklamasına göre, 2024 yılında, ülkemizdeki 15-17 yaş arasındaki çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 25 oldu. Bu sayı, MESEM’lerde çalıştırılan çocukları kapsamıyor; Eğitim-İş’in konuyla ilgili raporu ise hem iş gücünde yer alan hem de MESEM kapsamında çalıştırılan çocukların toplam sayısını 1 milyon 372 bin olarak hesaplıyor. 

İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi ise 3 milyon çocuğun istihdamda olduğunu; 2013’ten bu yana 852 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirtiyor. Kısacası Türkiye’de ekonominin çarkları, ucuz iş gücü ve güvencesiz çalışma dışında bir istihdam politikası olmayan iktidar yüzünden, çocuk emeğiyle döndürülüyor. 

YILDIRIM KARA: 7 MİLYON ÇOCUK YOKSUL, ÇOCUKLARDA MADDİ YOKSUNLUK ORANI YÜZDE 30

Çocukların basit bir maliyet kalemi gibi görüldüğü yerde, onların refahını, sağlığını, güvenliğini düşünmek de anlamsız hale geliyor. İktidarın bakış açısına göre, çocukların ancak iş gücüne katıldıkları zaman bir değeri var. Bu yüzden, enflasyon hesaplarından alıştığımız üzere, durumu her zaman olduğundan iyi gösterdiği düşünülebilecek resmi verilere göre büyük bir çocuk yoksulluğuyla karşı karşıyayız. 

TÜİK ve UNICEF iş birliğiyle Temmuz 2025’te yayımlanmış ‘Türkiye’de Çocuklar’ raporuna göre 7 milyon çocuğun yoksul olduğu; toplam nüfustaki maddi yoksunluk oranı yüzde 23 düzeyindeyken çocuklarda bu oranın yüzde 30’a kadar çıktığı görülüyor. Çocukların yüzde 71’inin yeni giysisi yok, yüzde 76’sı günde en az bir kez taze meyve ve sebze tüketemiyor, yüzde 63’ü yine günlük olarak et, tavuk veya balık içeren yemek yiyemiyor.

YILDIRIM KARA: ÖLÜMLER VE YARALANMALAR MESEM’DE KURAL HALİNE GELDİ

MESEM’ler, çocuk işçiliğinin yaygınlaştırılmasında büyük bir rol oynamaya devam ediyor; lise öğrencileri çoğu zaman yeterince denetlenmeyen iş yerlerinde, gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yasal sınırların üstünde sürelerle çalışmaya mecbur bırakılıyor. 

Son olarak İskenderun’da, MESEM Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencisi, 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön, çalıştığı pastanede elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Olay, MESEM sisteminin ne kadar çarpık biçimde işlediğini ortaya koyuyor: Ailesinin açıklamasına göre Mahir daha önce de kendisini elektrik çarptığını söylemiş, pastanecilik stajı yapmasına rağmen elektrik panosunu tamir etmesi söylenmiş. 

Öğrencilerin ‘Nasılsa ses çıkaramazlar, çalışmaya mecburlar’ denilerek güvenlik önlemi alınmayan iş yerlerinde, uygun olmayan biçimde çalıştırılması, ölümler ve yaralanmalar MESEM’lerde bir istisna değil, kural haline gelmiş durumda. 

Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili soru önergelerimize verdiği cevaplarda farklı rakamlar kullandı. İlk yanıtta, 2023 yılından 2024 yılının kasım ayına kadar 26’sı hafif yaralanmalı, 5’i ölümlü 31 kaza meydana geldiğini açıkladı. İkinci yanıtında ise 31 Aralık 2025 itibarıyla 10’u ölümlü 2 bin 68 kaza yaşandığını, bunların yüzde 96’sının tedaviye ihtiyaç duymadığını ya da ayakta tedavi edildiğini belirtti. Bu verilerin sadece kayıt altına alınmış ölüm ve yaralanmaları içerdiğini, ayakta tedavinin ne anlama geldiğini, kazaların hangi iş kollarında yoğunlaştığını, cezai işlem olarak nelerin yapıldığını not etmek gerekir. 

Türkiye, çocuklarına ve gençlerine işsizlik ve güvencesiz çalışma sunarak, nesillerini feda ederek kalkınamaz. Çocukların yatağa yarı aç girdiği, yeni giysi bile alamadığı, yüzde 30’unun yoksul olduğu, dörtte birinin sömürüye karşı tamamen savunmasız biçimde çalıştığı, eğitimden koptuğu bir düzeni kabul etmiyoruz. MESEM’lerde yaşanan yaralanma ve ölümlerin takipçisi olmaya, çocuk işçiliğinin normalleştirilmesine karşı itiraz etmeye devam edeceğiz. 

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol