MENÜ

VALİ MASATLI: “CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!”

Yayınlanma Tarihi : 29.10.2026 14:51 Bu haber 527 defa okundu

Hatay Valisi Mustafa Masatlı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle törenlerin düzenlendiği Atatürk Caddesinde geçit töreni konuşmasında şu ifadelere yer verdi.

Paylaş Paylaş Paylaş
VALİ MASATLI: “CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!”

“Bugün, tarih boyunca hür yaşamayı şiar edinmiş Aziz Milletimizin, bağımsızlık iradesini Cumhuriyet’le taçlandırdığı, büyük günün, 103. yıl dönümündeyiz. Bugün, vatan toprağı uğruna verilen eşsiz mücadelenin, dökülen şehit kanlarının, gösterilen fedakârlıkların ve, bir milletin kendi istikbaline sahip çıkma kararlılığının gururunu yaşıyoruz. Ve bugün, Cumhuriyetimizin 103. yılını, Hatay’ımızın yeniden hayat bulan Atatürk Caddesi’nde, tarihî bir anlam ve tarifsiz bir heyecanla kutluyoruz. Aziz Hemşehrilerim, Tarih boyunca nice büyük medeniyetlere öncülük eden Türk Milleti, karşılaştığı bütün zorluklar karşısında hürriyetinden, istiklalinden ve devlet kurma iradesinden, asla vazgeçmemiştir. Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açan, İstanbul’un fethiyle bir çağa yön veren,VALİ MASATLI: “CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!”

Çanakkale’de dünyanın en güçlü ordularına karşı, vatanını müdafaa eden milletimiz, tarihinin her döneminde bağımsız yaşama kararlılığını, bütün dünyaya göstermiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından vatan topraklarımızın işgal edildiği, milletimizin varlığının ve geleceğinin tehdit altında bulunduğu o karanlık günlerde, bu kadim milletin tarihî iradesi, bir kez daha harekete geçmiştir.

19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan Millî Mücadele, Amasya’da milletin bağımsızlık kararlılığını ilan eden bir iradeye, Erzurum ve Sivas kongrelerinde ise, vatanın bütünlüğünü esas alan, millî bir harekete dönüşmüştür. 23 Nisan 1920’de, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla, istiklal mücadelesinin merkezine millet iradesi yerleşmiş; Türk Milleti, kendi geleceği üzerinde hiçbir gücün vesayetini kabul etmeyeceğini bütün dünyaya, bir kez daha göstermiştir. Sakarya’da ortaya konulan büyük fedakârlık, Büyük Taarruz’da gösterilen askerî kudret ve 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi, milletimizin bağımsızlık mücadelesini zaferle taçlandırmıştır. Bu büyük zaferin ardından Lozan’da, bağımsızlığımızın uluslararası alanda kabulüyle, yeni Türk Devleti’nin geleceği güvence altına alınmış; 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetimizin ilanıyla, tarihimizin yeni bir dönemi başlamıştır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin yüzyıllara dayanan devlet geleneğinin, bağımsızlık karakterinin ve millî egemenlik iradesinin çağdaş bir devlet anlayışıyla buluşmasıdır.

Cumhuriyet, Anadolu’nun her köşesinde, vatan uğruna mücadele eden kahramanlarımızın, cepheye cephane taşıyan analarımızın, istiklal uğruna canını ortaya koyan ecdadımızın, bizlere bıraktığı en büyük emanetlerden biridir. İşte bugün, bu büyük emanetin 103. yıl dönümünde, geçmişimize duyduğumuz minneti, Cumhuriyetimize olan bağlılığımızı ve geleceğimize dair kararlılığımızı, bir kez daha bütün dünyaya ilan ediyoruz. 

103 yıl… Bir milletin küllerinden doğarak kendi kaderine sahip çıktığı, devletini güçlendirdiği, imkânsızlıkları aşarak büyük hedeflere yürüdüğü, tarihî bir yolculuk… 

Ve bizler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, bu büyük mirası daha ileriye taşımanın sorumluluğunu, omuzlarımızda taşıyoruz.

Kıymetli Hemşehrilerim, Cumhuriyetimizin 103 yıllık büyük yürüyüşü, aynı zamanda ülkemizin kalkınma, ilerleme ve çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma mücadelesinin de tarihidir. Bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’nin liderliğinde, Dünyanın ve etrafımızın olağanüstü gelişmelerine rağmen,

Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, tarihî bir dönüşüm yaşıyoruz. Savunma sanayiinden enerjiye, ulaştırmadan sağlığa, bilimden uzay teknolojilerine, ekonomiden dış ticarete, tarımdan turizme, sosyal hizmetlerden mega projelere kadar pek çok alanda gerçekleştirilen atılımlarla, ülkemizin gücünü ve imkânlarını daha ileriye taşıyoruz. Bir zamanlar dışarıdan temin ettiğimiz stratejik teknolojileri bugün, kendi mühendislerimizin aklıyla, kendi gençlerimizin kabiliyetiyle ve kendi milletimizin alın teriyle geliştiriyoruz. Millî Muharip Uçağımız KAAN, insansız hava araçlarımız AKINCI ve KIZILELMA, denizlerde TCG ANADOLU, karada ALTAY tankımız ve hava savunmasında Çelik Kubbe’miz, millî teknoloji hamlemizin ulaştığı seviyenin, önemli göstergeleridir.

TÜRKSAT 6A ile uzaydaki varlığımızı güçlendirirken, ilk Ay görevimiz kapsamında yürütülen çalışmalarla, bilim ve teknoloji yolculuğumuzda yeni ufuklara yöneliyoruz. Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazımız, Gabar’da üretime kazandırdığımız petrolümüz ve, yenilenebilir enerjide hayata geçirdiğimiz büyük projelerle, dışa bağımlılığımızı azaltma yolunda önemli mesafeler katettik.

Daha geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin ilk yüzer doğal gaz üretim platformu OSMAN GAZİ’nin, Karadeniz’deki görev yerine uğurlanması, enerji alanında yürüttüğümüz büyük çalışmaların önemli bir göstergesi olmuştur. Yerli otomobilimiz TOGG’dan millî trenlerimize, dev ulaşım, iletişim ve su projelerimizden sağlık ve sanayi yatırımlarımıza kadar her alanda ülkemizin üretim kapasitesini, teknolojik birikimini ve kalkınma gücünü, günden güne büyütüyoruz. Ve ülkemiz küresel ekonomik sorunlara rağmen bugün dünyanın 16. Büyük ekonomisidir. İşte Cumhuriyetimizin 103. yılında Türkiye; gökyüzünde kendi teknolojisini geliştiren, denizlerin derinliklerinde kendi kaynaklarını arayan, uzayın ufuklarına yönelen, insanımızın hayat standartlarını yükselten,

ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren büyük bir devlet olmuştur. Bütün bu gelişmelerin temelinde, Cumhuriyetimizi kuran millî iradenin bugün de aynı kararlılıkla yaşaması vardır. Aziz Milletimizin Kıymetli Evlatları, Cumhuriyetimizin 103 yıllık tarihinde milletimiz, bağımsızlığını, demokrasisini ve millî iradesini hedef alan nice zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.

Ancak her defasında, vatanına ve devletine duyduğu sadakatle bu zorlukların üstesinden gelmeyi bilmiştir. Bunun en açık örnekleri yıllarca sürdürdüğümüz terörle mücadele ve 15 Temmuz 2016 FETÖ Hain darbe kalkışmasıdır. Ancak bunların hesaba katamadıkları bir gerçek vardı: Bu millet, istiklalini de istikbalini de hiçbir gücün iradesine teslim etmez! 1919’da istiklaline sahip çıkan irade, 1923’te Cumhuriyet’i kuran irade, 15 Temmuz’da da millî egemenliğini canı pahasına korumuştur. İşte bu sebeple Cumhuriyetimizin 103. yılında da birlik ve beraberliğimizi, millî irademizi, devletimizin bekasını ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünü her şeyin üzerinde tutuyoruz. Ve biliyoruz ki, tarihinden aldığı güçle geleceğine sahip çıkan bu büyük milletin iradesini, hiçbir güç teslim alamayacaktır. 

Değerli Hataylı Hemşehrilerim, Cumhuriyetimizin 103. yılını kutladığımız bu anlamlı günde, bulunduğumuz yerin tarihî ve manevi kıymeti üzerinde de özellikle durmak istiyorum. 

Bugün, Atatürk Caddesi’ndeyiz. Burası, Hatay’ımızın hafızasında nesiller boyunca biriken hatıraların, komşulukların, dostlukların, ticaretin ve sosyal hayatın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Fakat bugün Atatürk Caddesi, bütün bunların ötesinde çok daha büyük bir anlam taşımaktadır.

Çünkü bu cadde, tarihimizin iki büyük iradesini aynı anda hatırlatmaktadır. 

Birincisi, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Hatay’ı ana vatanına kavuşturan iradesidir. 

İkincisi ise Asırların Felaketi’nin ardından devletimizin Hatay’ımızı yeniden ihya, inşa ve imar etme iradesidir. 

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Hatay’ın kaderini Türk Milletinin kaderinden ayrı görmemiş; ömrünün son döneminde büyük bir diplomatik mücadele yürütmüş ve Hatay davasını şahsi meselesi olarak kabul etmiştir. Aradan geçen yıllar boyunca Hatay’ımız, Cumhuriyetimizin ayrılmaz bir parçası olarak bu büyük emaneti gururla taşımıştır. Ne var ki 6 Şubat 2023 sabahı, tarihimizin en ağır imtihanlarından biriyle karşı karşıya kaldık. Asırların Felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler,

Hatay’ımızda tarifsiz acılara, çok büyük kayıplara ve benzeri görülmemiş bir yıkıma neden olmuştur. Binlerce canımızı toprağa verdik. Evlerimiz, iş yerlerimiz, okullarımız, ibadethanelerimiz ve tarihimizin izlerini taşıyan nice kıymetli eserlerimiz ağır hasar gördü. Şehrimizin sokaklarında yılların hatıraları maalesef enkaz altında kaldı. Ancak bu büyük felaketin ardından milletimizin asırlardır taşıdığı dayanışma ruhu ve devletimizin bütün imkânları yeniden harekete geçti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’nin liderliğinde, devletimizin tüm kurumlarıyla, milletimizin bütün fertleriyle ve hayırseverlerimizin katkılarıyla, tarihî bir seferberlik başlatıldı. Dünyanın En Büyük Afet Sonrası İyileştirme Operasyonu kapsamında, Hatay’ımızın her ilçesinde, her mahallesinde, hayatın her alanına dokunan büyük bir ihya, inşa ve imar hamlesi gerçekleştirildi. Bizler de bu büyük sorumluluğu üstlenirken şehrimizin tarihinden, milletimizin dirayetinden ve Cumhuriyetimizin bize kazandırdığı güçlü devlet geleneğinden ilham aldık. Konutlarımızı, iş yerlerimizi, okullarımızı ve hastanelerimizi inşa ederken; tarihî eserlerimizi, kültürel değerlerimizi, üretim hayatımızı ve sosyal dokumuzu da koruyarak geleceğe taşıdık. Afette Hatay Modeli kapsamında insanımızın ihtiyaçlarını merkeze alan pek çok projemizi hayata geçirdik. Çocuklarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın, yaşlılarımızın, engelli bireylerimizin ve desteğe ihtiyaç duyan bütün vatandaşlarımızın yanında olduk.

Ve işte bugün, bütün bu büyük gayretin en anlamlı neticelerinden birinin tam ortasındayız. Atatürk Caddesi’ndeyiz! Bir zamanlar büyük acıların yaşandığı, binalarının yıkıldığı, sokaklarının sessizliğe büründüğü bu caddede, bugün yeniden hayat var. Şimdi bu caddede, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyoruz.

Dün Hatay’ımızın ana vatana kavuşma iradesi nasıl bir milletin tarihine altın harflerle yazıldıysa, bugün de Hatay’ımızın 9. kez yeniden doğuşu aynı kararlılığın, aynı vatan sevgisinin ve aynı devlet kudretinin bir eseri olarak tarihteki yerini almıştır. Buradan bütün Türkiye’ye, bütün dünyaya bir kez daha ifade ediyoruz: Hatay’ımız 9. kez yeniden doğdu!

Acılarımızı unutmadık, kayıplarımızı unutmadık, aziz hatıralarımızı unutmadık. Fakat hiçbir zaman umudumuzu da kaybetmedik. Ve Hatay’ımızı, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yaraşır şekilde; tarihine sahip çıkan, kültürünü yaşatan, üreten, gelişen ve geleceğe güvenle yürüyen, güçlü bir şehir olarak inşa etmeye devam ediyoruz. 

Geleceğimizin Teminatı Sevgili Gençler,

Cumhuriyetimizin 103 yıllık büyük birikimini geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz. Bu milletin istiklal mücadelesinde ortaya koyduğu cesareti, Cumhuriyetimizin kuruluşundaki büyük idealleri ve, millî irade kararlılığını gelecek nesillere taşıma sorumluluğu sizlerin omuzlarındadır. Sizlerden beklentimiz; tarihini bilen, millî ve manevi değerlerine sahip çıkan, bilimin ışığında ilerleyen, araştıran, üreten ve ülkemizin yarınlarına yön veren nesiller olmanızdır.

Aziz Hataylı Hemşehrilerim, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünde,  Bizim Cumhuriyetimize olan inancımız da, milletimizin istikbaline duyduğumuz güven de, Hatay’ımızın geleceğine dair kararlılığımız da tamdır. Bu duygu ve düşüncelerle,

Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, kahraman silah arkadaşlarını, vatanımız, bayrağımız ve milli irade uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle; kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. Asırların Felaketi’nde kaybettiğimiz bütün canlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Cumhuriyetimizin 103. kuruluş yıl dönümünü ve Aziz Milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyor, sizleri saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.”

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol