Hatay Ticaret ve Sanayi Odası (HATSO) seçimleri yaklaşırken, sahaya ne vizyon ne de proje koyabilenlerin yine malum sığ sulara sığınmaya çalışmasını üzülerek ve teessüfle izliyorum.

Seçim sürecinin ilk gününden bu yana Alevi, Sünni veya Arap ayrımı gözetmeksizin tüm Hatay’ı kucaklayan, rakiplerine dahi başarılar dileyerek seviyeyi koruyan Hikmet Çinçin’in aksine; meşruiyetini projelerden alamayan malum çevrelerin mezhepsel kışkırtmalarla ve yapay gündemlerle medet umması Hatay’ın kadim birlik ruhuna açıkça zarar vermekte.
Söyleyecek sözü, kente sunacak vizyonu olmayanların "içkili yemeğin faturası" iddiası gibi ucuz ve belaltı algı operasyonlarıyla kamuoyunu meşgul etmeye kalkışması, içine düşülen acziyetin en net göstergesi. 
Kimin ne yeyip ne içtiği tamamen kişisel özgürlük alanıdır. Çinçin, Hatay’da rüştünü ispatlamış, her türlü şahsi harcamasını kendi imkanlarıyla karşılayabilecek yüksek maddi ve manevi güce, kudrete ve basirete sahip bir isimdir. 
Böyle bir ismin şahsi bir harcamayı kurum bütçesine mal etmeyeceği gerçeği, bu çamur atma siyasetini yürüten çevrelerce de çok iyi bilinmektedir.
GAYE HİZMET DEĞİL, ALGI YARATMA ÇABASIDIR!
Söyleyecek sözü, kente sunacak vizyonu olmayanların ve onların güdümlü kalemşörlerinin yayın organlarında yer alan "İçkili yemek faturaları üye aidatlarıyla mı ödendi?" “HATSO Hortumlanıyor” şeklindeki iddialar tamamen dayanaktan yoksun, mantık sınırlarını zorlayan kabullerden ibarettir.
Masa başında bu tür iddiaları ortaya atanlara sormak gerekir: Bir yemek daveti iddiası üzerinden HATSO gibi devasa ve köklü bir kurumun bütçesini ilişkilendirmek hangi akla ve mantığa sığmaktadır?
Bir odayı usulsüzlükle itham etmeyi bu derece sığ bir iddiaya indirgemeye çalışmak, hem objektif yayıncılık ilkeleriyle bağdaşmamakta hem de Hatay kamuoyunun takdir yetkisini hafife almaktır. Kaldı ki, Hikmet Çinçin gibi bir ismin böyle bir harcamayı kurum bütçesine mal etmeyeceği gerçeğini, bu algı yaratma ve çamur atma siyasetini yürütenler de çok iyi bilmektedir.
Gerçeklikten uzak bu iddialar, projeleriyle öne çıkamayan odakların sığındığı bir çaresizlik görüntüsünden öteye geçememektedir.
Asrın felaketinin ardından ayağa kalkmaya çalışan kadim şehrimizin; maceralara sürüklenecek, yapay ayrışmalarla bölünecek ya da böyle ucuz algı operasyonlarına teslim edilecek tek bir saniyesi dahi yoktur!
Hatay iş dünyası; belaltı siyaset anlayışına, ayrıştırıcı zihniyete ve mesnetsiz iddialara geçit vermeyecek, en net cevabı sandıkta verecektir.
Mehmet SERTEL