MENÜ
Mehmet SERTEL
Mehmet SERTEL
m.sertel@hatayyildizgazetesi.com
Yazı 546 defa okundu.

Hatay Ak Parti’ye 2 Kıssadan 1 Hisse

Ak Parti Teşkilatlarının son durumunu şöyle uzaktan bir izlediğimde aklıma hepimizin çok iyi bildiği, ara ara birbirimize anlattığı lakin hiç ders çıkarmadığımız iki misal geliyor.


Daha 3-5 gün öncesinde Ak Parti saflarında mücadele eden, ya da ediyormuş gibi eden birkaç zat-ı muhterem bu gün Ak Parti’yi yıpratmak adına adımlar atmaktan geri kalmıyor. Şimdi ben sadece Hatay Ak Parti'ye dedim ama sanırım tüm ülkedeki teşkilatlarda aynı sıkıntı mevcut. Neden Ak Parti derseniz, iktidarın sahibi olduğundan öncelikle Ak Parti, her siyasi oluşum bu misallerden nasibini alabilir şahsi kanaatimce..

Ama illa ki öncelik Ak Parti'nin ve Hatay teşkilatlarının...

Bazı Ak Parti'li bildiğimiz zat-ı muhteremler Amma Ak Parti Hatay teşkilatı içerisinde isimleri öne çıkan kişilere saldırıyor, Amma Ak partili bir belediyeye ve onun başkanına saldırıyor.
Bu ne perhiz ne lahana turşusu demeyeceğim, çünkü kirlenen siyaset böyle bir şey.


Sosyal medyada fenomen bir cümle olsa da, bu gün ki konumuza cuk diye oturuyor;
“İşi düşenin kardeşi olduk, işi bittikten sonra düşmanı olduk olay bundan ibaret…”

Ak Parti Hatay Teşkilatları içerisindeki birbirinden değerli isimler tanırım.
Gerçekten yüreği bu memlekete hizmet için atan isimler…
Rabbim yar ve yardımcıları olsun…

Buradan onlara iki misal aktaracağım, kıssadan hisse misali…

Hepimizin çok iyi bildiği, ara ara birbirimize anlattığı lakin hiç ders çıkarmadığımız iki misal…
Ben yine az yazacağım, siz çok okuyun…

Birinci misalim;

Ağaca Balta Vurmuşlar Sapı Bedenimden Demiş.

“Bazı durumlarda bizim yetiştirdiğimiz ya da yakın olduğumuz, onlar için çaba gösterip emek harcadığımız kimseler tarafından darbe ve zarar görürüz. Yakın hissedilen kişiler tarafından yapılan kötülük beklenmedik bir durumdur ve bu kötülük gören insana, kuruma, yapıya ağır gelir.”

İkinci misalim;

Kurt, büyümekte olan yavrusuna hayat öğretiyormuş.

Bir tepeye çıkmışlar aşağıda yayılan koyun sürüsünü göstermiş ve anlatmış;
“Bak yavrum, şu gördüklerin koyundur, etleri çok lezzetlidir, yakalaması da kolaydır.”
Yavru kurt lafa girmiş ve çobanı göstererek onun kim olduğunu ve ne yaptığını sormuş.
Kurt; yavrusuna çobandan uzak durmasını, elindeki sopanın çok can yaktığını sıkı sıkı tembihlemiş,
Bu sırada yavru kurdun dikkatini sürünün köpeği çekmiş:
“Şu bize benzeyen bir şey var orada, bu ne yapıyor?"
Kurt derin bir aah çekmiş ve anlatmış:
“Ah yavrum ah, bizi asıl perişan eden işte o bize benzeyip de bizden olmayandır!

"İYİ GÜNLER"de buluşmak dileğiyle...