MENÜ

SAMANDAĞ MOR DAYANIŞMA’DAN 8 MART RAPORU…

Yayınlanma Tarihi : 03.03.2026 18:41 Bu haber 138 defa okundu

Samandağ Mor Dayanışma, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken “Kadın Haklarına Dönük Saldırılar ve Örgütlü Kadın Mücadelesi” raporunu kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya Mor Dayanışma Kurucu Üyesi ve Perihan Koca de katıldı.

Paylaş Paylaş Paylaş
SAMANDAĞ MOR DAYANIŞMA’DAN 8 MART RAPORU…

Raporda, Türkiye genelinde kadınlara yönelik hak ihlalleri, erkek şiddeti, kadın yoksulluğu ve bireysel silahlanma başlıkları ele alınırken; deprem sonrası Hatay’da kadınların barınma, sağlık, güvenlik ve istihdam alanlarında karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekildi.SAMANDAĞ MOR DAYANIŞMA’DAN 8 MART RAPORU…

Mor Dayanışma, kadın cinayetlerinin sistematik bir sorun olduğunu vurgulayarak, sığınak sayılarının artırılması, şiddetle mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin anayasal güvence altına alınması çağrısında bulundu.SAMANDAĞ MOR DAYANIŞMA’DAN 8 MART RAPORU…

Mor Dayanışma tarafından yapılan açıklamada;  "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne giderken, haklarımız, hayatlarımız ve emeğimiz için sesimizi bir kez daha yükseltiyoruz! 1857’de New York’ta dokuma işçisi kadınların yaktığı direniş meşalesi, bugün hala yolumuzu aydınlatıyor. Tıpkı diktatörlüğe karşı direnen Mirabel kardeşlerin mirasını taşıdığımız gibi, bugün de eşitlik ve özgürlük için İzmir’den sesleniyoruz. Bugün Türkiye’de kadın düşmanlığı sıradanlaşmış, kadınlar üzerindeki baskı her geçen gün daha da olağanlaştırılmıştır. Kamusal alandaki varlığımız, yaşam tarzımız ve bedenimiz iktidar tarafından hedef gösterilmeye devam ediyor. 

Yargı erkek şiddetini aklarken, medya şiddeti yeniden üretiyor; devlet politikaları ise bizleri korumak yerine 'itaati' dayatıyor. İktidar, 2025 yılını 'Aile Yılı' ilan ederek bizleri dört duvar arasına hapsetmeye çalışıyor. Kadını birey olarak değil, sadece 'ailenin bir parçası ve itaatkâr bir eş' olarak gören bu anlayış, bilinçli bir kadın düşmanlığıdır. Kadın sığınaklarının yetersizliği, kreşlerin kapatılması ve ev içi bakım emeğinin kadınların omuzlarına yıkılması, 'aile politikası' adı altında meşrulaştırılıyor. Ekonomik krizin yükü de yine en çok kadınların omuzlarında. Bakanlık bütçesinden kadının güçlendirilmesi için ayrılan payın günlük kişi başı yalnızca 51 kuruş. Kadınların yüzde 34’ü yoksulluk sınırının altında yaşarken, kadın işsizliği erkeklerin neredeyse iki katına ulaşmış durumda. Kamu kaynakları kadınların yaşam koşullarını iyileştirmek yerine biz kadınları ucuz işgücü olarak görüyor. Kadın emeği ve hayatı, unutmadığımız ve unutturmayacağımız Dilovası’ndaki iş cinayetindeki gibi güvencesiz ve denetimsiz bırakılarak değersizleştiriliyor. 

Yasal kazanımlarımıza yönelik saldırılar da hız kesmiyor. 11. Yargı Paketi ile nafaka hakkımız sınırlandırılmak, 6284 sayılı kanun etkisizleştirilmek ve 'aile arabuluculuğu' adı altında bizler şiddet döngüsüne hapsedilmek isteniyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çıkılmasının ardından artan şiddet vakaları karşısında koruma mekanizmaları işletilmemekte, kadınlar kağıt üzerindeki kararlara rağmen katledilmektedir. LGBTİ+’lara yönelik nefret ise bizzat iktidar eliyle meşrulaştırılmaktadır. Kadınları katledenler, çocukları istismar eden faillerse 'iyi hal' indirimleriyle ödüllendiriliyor. Misafirliğe gittiğimiz evde öldürülmemiz, faillere haksız tahrik indirimi sağlıyor. 

Biz kadınlar; kuşatma altına alınmaya çalışılan yaşamlarımızı savunmak için her mahallede, her iş yerinde ve her üniversitede dayanışmayı büyüteceğiz. Savaşa karşı barışı, yoksulluğa karşı emeğimizi, erkek egemenliğine karşı özgürlüğümüzü savunmaya devam edeceğiz. Tüm kadınları 8 Mart’ta, haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkmak için mücadeleyi beraber büyütmeye çağırıyoruz. Yaşasın Kadın Dayanışmamız! Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!" ifadelerine yer verildi.

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol