6 Şubat felaketinin üzerinden üç yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen kadim şehrimiz Hatay, ne yazık ki hâlâ bir şantiye görünümünden ve belirsizlik havasından tam anlamıyla kurtulamadı. Ankara’da büyük umutlarla ve dev bütçelerle ihale edilen projelerin, sahada sürekli el değiştiren alt taşeron zincirlerine takılması, deprem konutlarının ve altyapının planlanan hızda ilerlemesini engelliyor. Biz yerel gazeteciler olarak sahayı gözlemlediğimizde görüyoruz ki; projeyi asıl üstlenenlerin basiretsizliği ve işi alt yüklenicilere devredip köşeye çekilmesi, depremzede halkımızın mağduriyetini her geçen gün artırıyor. Bugün gazeteci meslektaşım Çetin Cemali’de benimle aynı konuda bir haber yayınladı. Bende oradan esinlenerek bir köşe yazısı kaleme almak istedim.

Peki, masa başında tıkanan bu bürokratik ve operasyonel sürecin yarattığı toplumsal öfke kime yöneliyor?
Ne yazık ki projelere imza atanlara değil, sahada vatandaşla her gün yüz yüze gelen Hatay Valisi Mustafa Masatlı’ya…
SORUMLULUKTAN KAÇMAYAN BİR İRADE
Göreve geldiği günden bu yana şantiyeleri adım adım gezen, taahhütlerini yerine getirmeyen ve işi savsaklayan ciddiyetsiz firmalara yasal müeyyideleri uygulamaktan çekinmeyen bir vali görüyoruz.
VATANDAŞ İÇİN ESNETİLEN KURALLAR
Şirketlerin iş bitirme tarihlerini geciktirmesi yüzünden evlerine kavuşamayan vatandaşlar mağdur olmasın diye, konteyner tahliyelerini defalarca erteleyerek halkın yanında duran yine mülki idaredir.
FATURA SAHADAKİ EMEKÇİYE KESİLEMEZ
Kendi öz sermayesi olmadan işe girişen ve mali sıkıntıya düştüğünde işçisinin hakkını ödemeyen aracı firmaların yarattığı sosyal krizleri göğüslemek, gece gündüz çalışan valiliğimize kalıyor.
Netice itibarıyla; Hatay’ın kurtuluşu, ucu açık süreçlerin sıkılaştırılmasından ve yüklenici firmaların finansal olarak ahlaki disipline edilmesinden geçmektedir.
BÜROKRASİNİN AĞIR ÇARKLARI KARŞISINDA BİR VALİ
Deprem sonrası adeta dev bir şantiyeye dönen Hatay’da, Vali Mustafa Masatlı’nın şehri ayağa kaldırmak için gösterdiği insanüstü gayret sahadaki herkesin malumu. Ancak ne kadar kararlı ve hızlı adımlar atmak isterseniz isteyin, karşınızda yılların kemikleşmiş hantal bürokrasi sistemi ve çok başlı koordinasyon sorunları duruyor.
AKSAKLIKLARIN FATURASINI DOĞRUDAN EN ÜST MAKAMA KESMEK KOLAYCILIKTIR
Vali Masatlı, kısıtlı imkanlar ve sistemin yavaş işleyen çarkları arasında adeta zamanla yarışıyor. Sokaktaki aksaklıkların faturasını doğrudan en üst makama kesmek kolaycılıktır; asıl görülmesi gereken, mevcut sistemin tüm hantallığına rağmen pes etmeden mücadele eden, vizyoner bir idarecinin emeğidir. Bu kadim şehir, sistemin engellerine karşı direnen ve Hatay için dertlenen yöneticilerin gayretiyle yeniden ayağa kalkacaktır.
Şehrimizin geleceğini geciktirenlerin yarattığı aksaklıkları, depremin ilk gününden beri sahada büyük bir mücadele veren Vali Mustafa Masatlı’ya fatura etmek haksızlıktır.
Bugün yapılması gereken, Ankara'dan daha sıkı bir finansal kontrol mekanizması talep etmek, memleketimiz için böyle cansiparane çalışan Masatlı ve ekibini bürokratik sisteme boğdurmamak..
“İYİ GÜNLER” de buluşmak dileğiyle…
Mehmet SERTEL