VEFA…
Vefa Sadece Bir Boza Markası Değildir
“Vefa”…
Bazıları için tarihi bir bozanın adıdır. Bir şişe, bir dükkân, eski İstanbul sokaklarının nostaljisi…
Oysa bu topraklarda vefa, satılan bir ürün değil; yaşatılan bir değerdir.
Ne yazık ki biz, 6 Şubat sabahı yalnızca evlerimizi kaybetmedik. İnsanlığımızı, komşuluğumuzu, çocukluğumuzun geçtiği sokakları, anne kokan mutfakları ve baba sesini yankılayan avluları da enkazın altında bıraktık.
Hatay’da, Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da, Malatya’da ve depremin vurduğu nice şehirde milyonlarca insan için “vefa”, artık sadece bir kelime değil; özlemi çekilen bir duygudur.
Çünkü depremden sonra herkes bir şeyler vaat etti.
“Yaraları saracağız.”
“Kimseyi yalnız bırakmayacağız.”
“Eski günlerden daha güzel olacak.”
Aradan aylar geçti, yıllar geçti…
Kimileri yeni hayatlar kurdu, kimileri hâlâ konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Kimileri anne ve babasının mezarına bile ulaşamıyor. Kimileri ise çocukluğunun geçtiği sokağın yerini bulamıyor.
İşte tam da burada vefanın gerçek anlamı ortaya çıkıyor.
Vefa, yalnızca felaket günü omuz omuza vermek değildir.
Asıl vefa, kameralar gittikten sonra da el uzatmaktır.
Asıl vefa, unutmamaktır.
Asıl vefa, enkaz kaldırıldıktan sonra insanların yüreğindeki enkazı da kaldırabilmektir.
Bugün birçoğumuz hâlâ telefon rehberimizden silemediğimiz numaralara bakıyoruz.
Aradığımızda açılmayacağını bildiğimiz sesleri özlüyoruz.
Bayram sofralarında eksik sandalyeler görüyoruz.
Bir kapının hiç açılmayacağını bile bile o kapıya bakıyoruz.
İşte buna vefa denir.
Hatırlamak…
Unutmamak…
Yaşatmak…
Belki de bu yüzden “Vefa” kelimesini duyunca aklımıza önce bir boza markası değil, birbirine sahip çıkan insanlar gelmelidir.
Çünkü milletleri ayakta tutan binalar değil, vefadır.
Şehirleri yeniden inşa etmek mümkündür.
Ama kaybolan güveni, dostluğu ve insan sıcaklığını yeniden inşa etmek çok daha zordur.
Bugün deprem bölgesine bakarken sadece yıkılan binaları değil, yıkılan hayatları da görelim.
Çünkü gerçek yeniden inşa, betonla değil; vicdanla başlar.
Ve unutmayalım…
Bir millet, vefasını kaybettiği gün yalnız şehirlerini değil, geleceğini de kaybetmeye başlar.