DİSİPLİNSİZLİĞİN FATURASINI ÖĞRETMENE KESMEK!..
Evinde çocuğuna söz geçiremeyen, “neden yaptın?” demeye cesareti olmayan ebeveynler; iş öğretmene gelince bir anda kabadayı kesiliyor. Okulda saygısızlık yapan, öğretmenine haddini aşan sözler söyleyen bir çocuğa sınır koyulunca, bu kez suçlu öğretmen ilan ediliyor.
Açık konuşalım: Disiplini evinde kuramayanın, okulda hesap sormaya hakkı yoktur.
Öğretmenin verdiği terbiye değil, sizin vermediğiniz terbiyenin telafisidir.
Daha da vahimi, bazı kesimler hemen suçu Millî Eğitim Bakanlığı’na atıyor. Oysa mesele ne yönetmelik ne sistem meselesidir. Mesele; sorumluluktan kaçan anne-babaların kendi eksiklerini görmezden gelmesidir. Bakanlık değişse ne olur, zihniyet değişmedikçe sonuç değişmez!
Bugün öğretmeni yalnız bırakan, yarın toplumun çöküşünü izler. Çünkü saygının olmadığı yerde eğitim olmaz, eğitimin olmadığı yerde ise gelecek kurulmaz.
Herkes önce kendi kapısının önünü süpürmeli. Aksi halde kaybeden sadece bir çocuk değil, bir millet olur.