Çocuklarımızın Arkadaşı Kim?
Çocuklarımız yalnız…
Bizim çocukluğumuzda mahalle vardı. Mahallede arkadaşlık vardı. Sokakta koşan çocuklar, akşam ezanına kadar süren oyunlar, kırgınlıklar, barışmalar ve ömür boyu unutulmayan dostluklar vardı.
Bugünün çocukları ise aynı apartmanda oturan yaşıtını bile tanımıyor. Gelecekte dönüp de gülümseyerek anlatacakları mahalle hatıraları olmayacak. "Benim çocukluk arkadaşım…" diye başlayacakları hikâyeleri de olmayacak.
Çünkü onların gerçek anlamda arkadaşları yok.
Ama çok güçlü bir arkadaşları var…
Onun adı sosyal medya.
Çocuklarımızın karakterini, ahlakını, düşünce dünyasını ve hayata bakışını çoğu zaman artık ailesi değil, ekranlar şekillendiriyor. İyiyi de kötüyü de aynı pencereden görüyorlar. Doğruyu yanlıştan ayıracak yaşta olmayan zihinler, dijital dünyanın insafına bırakılıyor.
Mahalle kültürü yok oluyor. Komşuluk zayıflıyor. Akrabalık bağları kopuyor. Aynı sofrada oturan insanlar bile birbirine değil, telefon ekranına bakıyor.
Her gün uzmanlar konuşuyor, ailelere tavsiyeler veriliyor. Elbette bunlar kıymetlidir. Ancak bana göre sorun artık sadece çocukların değil, büyüklerin de yalnızlaşmasıdır. Çocuk, gördüğünü örnek alır. Büyükler birbirinden uzaklaştıkça çocukların yalnızlığı da derinleşiyor.
Peki çözüm nedir?
Aileler çocuklarına daha fazla zaman ayırmalı, mahalle kültürünü yeniden canlandıracak sosyal ortamlar oluşturulmalı ve çocukların güvenli bir dijital dünyada büyüyebilmesi için devlet de zararlı içeriklerle daha etkin mücadele etmelidir.
Çünkü mesele yalnızca bugünün çocukları değildir.
Mesele, yarının toplumu ve yarının Türkiye'sidir.