MENÜ

Kul Hakkı: Sessizce Büyüyen En Büyük Borç

Yayınlanma Tarihi : 30.04.2026 19:20 Bu haber 163 defa okundu

İnsan, çoğu zaman günahı sadece Allah ile kendi arasında zanneder. Oysa bazı hatalar vardır ki göğe değil, doğrudan insana çarpar. Ve oradan geri döner. İşte kul hakkı böyledir. Sessizdir. Görünmez. Ama en ağır yüktür.

Paylaş Paylaş Paylaş
Kul Hakkı: Sessizce Büyüyen En Büyük Borç

Namaz kılarsın, oruç tutarsın, sadaka verirsin… Fakat bir kalbi kırmışsan, birinin emeğini görmezden gelmişsen, birinin itibarını iki cümleyle zedelemişsen, hesabın yönü değişir. Çünkü bu borç, Allah’a değil; Allah’ın yarattığınadır.

Kur’an-ı Kerim bu gerçeği sarsıcı bir netlikle hatırlatır:

“Birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin.” (Bakara 188)

Bu ayet sadece hırsızlığı anlatmaz. Başkasının hakkını, emeğini, zamanını, onurunu çalmayı da anlatır. Bazen bir iş yerinde birinin fikrini sahiplenmek, bazen bir mirasta sessizce fazlasını almak, bazen de sosyal hayatta birini yok saymak… Hepsi kul hakkının farklı yüzleridir.

En tehlikelisi ise, dil ile işlenen kul hakkıdır.

“İnsan, düşünmeden bir söz söyler de o söz sebebiyle cehenneme düşer.” (Kaf 18)

Bir dedikodu, bir iftira, bir alay… Karşı taraf unutur belki. Ama yazıcı melekler unutmaz. Ve kul, ahirette o kişinin karşısına dikildiğinde, dünyada küçük gördüğü sözün, nasıl büyük bir hakka dönüştüğünü anlar.

“Zanların çoğundan sakının… Birbirinizin gıybetini yapmayın.” (Hucurât 12)

Kul hakkı sadece almak değildir. Bazen vermemektir. Bir selamı esirgemek, bir teşekkürden kaçınmak, bir özrü gurura yedirememek de kul hakkıdır. Çünkü insan, sadece maddi varlığıyla değil, manevi değeriyle de hak sahibidir.

Peygamberimiz bir gün ashabına sorar: “Müflis kimdir?” Onlar, “Parası ve malı olmayan” der. O ise şöyle buyurur: “Kıyamet günü namazla, oruçla gelir; fakat şuna sövmüş, buna iftira atmış, bunun malını yemiştir. Sevapları alınır, hak sahiplerine verilir…” (Müslim)

İşte kul hakkının asıl korkutucu tarafı budur: Sevapların, başkalarının alacağına dönüşmesi.

Kul hakkı, çoğu zaman büyük kötülüklerle değil, küçük ihmallerle büyür. Bir mesajı cevapsız bırakmak, bir emeği takdir etmemek, bir kalbi görmezden gelmek… İnsan fark etmeden borçlanır.

Bu yüzden belki de en zor ibadet, helalleşmektir.

Çünkü kul hakkı, secdede değil; yüz yüze çözülür.

Ve belki de bu dünyadan giderken yanımıza alabileceğimiz en büyük huzur, kimsenin arkamızdan “Hakkım var” dememesidir.

Paylaş Paylaş Paylaş
Etiket :
YORUMLARI GÖR
ÜYE YORUMLARI
Yorum yapabilmek için

Giriş Yap ya da Kayıt Ol