Antakya, sadece taş binalardan ya da dar sokaklardan ibaret bir şehir değildir; o, her taşıyla bir hikaye fısıldayan, her köşesiyle insanı geçmişin derinliklerine davet eden yaşayan bir ruhtur. Bugün bu ruhun en saf halini hissetmek için yüzümü yeniden Anadolu’nun ilk mabedine, Habibi Neccar Camii’ne çevirdim.