Zafer Partisi Gençlik Kolları Sözcüsü Sıla Akbaba, haftalık basın toplantısında ülke gündemine, gençliğe yönelik vaatlere ve teşkilat çalışmalarına ilişkin sert ve çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında adalet sisteminden eğitime, terörle mücadeleden ekonomik vaatlere kadar pek çok konuya değinen Akbaba, Türk gençliğini Zafer Partisi çatısı altında toplanmaya çağırdı.

"ATATÜRK’E HAKARET EDENLER CEZASIZ KALIYOR"
Toplantının açılışında Cumhuriyetin kurucu değerlerine yönelik saldırılara tepki gösteren Akbaba, AKP Belediye Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik hakaretlerini sert bir dille kınadı. Genel Başkan Ümit Özdağ’ın "Atatürk’e hakaret eden herkes haindir" sözünü hatırlatan Sözcü, hakaret eden şahsın mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını "hukuki garabet" olarak nitelendirdi. Adalet Bakanlığı’na seslenen Akbaba, üniversite öğrencileri en ufak eleştiride tutuklanırken, Atatürk’e hakaret edenlerin tutuksuz yargılanmasını çifte standart olarak eleştirdi.
"DERSİM DEĞİL TUNCELİ, AMED DEĞİL DİYARBAKIR"
Konuşmasında bazı baroların resmi metinlerde Tunceli yerine "Dersim" ifadesini kullanmasını devlet otoritesine bilinçli bir başkaldırı olarak değerlendiren Akbaba, "Dersim değil Tunceli, Amed değil Diyarbakır, Elih değil Batman’dır!" diyerek tepki gösterdi. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne Amedspor bayrağı asılmasına da değinen Akbaba, terör faaliyetlerini desteklediğini iddia ettiği bu oluşumun Türk futbolunda ve köprüde yeri olmadığını, şehrin adının yalnızca Diyarbakır olduğunu vurguladı.
İŞÇİ EYLEMLERİ VE "PSİKOLOJİK HARP" ELEŞTİRİSİ
Ekonomik ve siyasi gündemi de değerlendiren Sıla Akbaba, Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen ve aylardır maaş alamayan maden işçilerinin haklı direnişinin yanında olduklarını belirtti. Üç bakanlığın araya girmesine rağmen yandaş şirketin sözünde durmadığını ve işçilerin karşısına polis ablukası çıkarıldığını söyleyen Akbaba, yargı kararlarının şirketler karşısında hükümsüz kılındığını savundu. Öte yandan gazeteci Levent Gültekin’i de hedef alan Sözcü, Gültekin’in muhalif maskesi arkasına saklanarak Ümit Özdağ’ı hedef aldığını ve AKP iktidarına can suyu taşıyan bir psikolojik harp aracı olduğunu iddia etti.
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE "ZORUNLU TEDAVİ" ÇÖZÜMÜ
Türkiye’nin uyuşturucu ve sanal kumar bataklığıyla içeriden çürütülmek istendiğini belirten Akbaba, Adana’da uyuşturucu parası yüzünden bir babanın evladını vurmak zorunda kaldığı trajediye dikkat çekti. Sadece sokaktaki torbacıları tutuklamanın yeterli olmadığını, en büyük uyuşturucu baronunun PKK ve elebaşısı Abdullah Öcalan olduğunu belirten Akbaba, Zafer Partisi olarak çözüm önerilerinin acilen ve tereddütsüz bir şekilde "Zorunlu Tedavi" sisteminin getirilmesi olduğunu açıkladı.
GENÇLİĞE BÜYÜK VAATLER: VERGİ MUAFİYETİ, KDV VE ÖTV'SİZ CİHAZ
Toplantının ikinci kısmında gençliğin sorunlarına yönelik somut çözüm önerilerini ve vaatlerini sıralayan Akbaba, eğitim ve ekonomi alanında radikal değişiklikler vadetti:
Eğitim Reformu: Niteliksiz apartman üniversiteleri kapatılacak, donanımlı meslek liseleri güçlendirilecek.
Burs Desteği: Üniversitelerde üstün başarı gösteren gençlerden burs geri ödemesi alınmayacak, çift ana dal yapanlara çift burs verilecek.
Vergi ve Harç Muafiyetleri: Bilişim ve dijital alanda çalışan genç girişimcilerden vergi alınmayacak; 26 yaşına kadar olan gençlerden yurt dışı çıkış harcı talep edilmeyecek.
Teknolojik Cihaz Kolaylığı: Gençler hayatlarında bir kereye mahsus olmak üzere KDV ve ÖTV ödemeden teknolojik cihaz (telefon, bilgisayar vb.) alabilecek.
MASA BAŞINDA DEĞİL, SAHADA SİYASET YAPIYORUZ”
"Zafer Partisi’nin politikalarını masa başında değil, sahada Türk gençlerini dinleyerek ürettiğini belirten Sıla Akbaba, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Akın Kuşdemir’in Balıkesir ve Aydın il teşkilatlarını ziyaret ederek saha çalışmalarını yerinde incelediğini aktardı. Gençlerin fikirlerine ve projelerine Genel Başkan Ümit Özdağ’ın tam destek verdiğini ifade eden Akbaba, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Adaletsizliğe, liyakatsizliğe ve Türk milletine dayatılan bu karanlık tabloya karşı ‘Bu kutlu mücadelede ben de varım!’ diyorsan, durma, bize katıl! Ne Mutlu Türk’üm Diyene!"