79. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası nedeniyle açıklama yapan Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, verem (tüberküloz) hastalığı hakkında bilgi vererek bulaşma yolları ve tedavisine dikkat çekti.

1947 yılından bu yana her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden başlayan haftanın ‘’Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası” olarak belirlendiğini ifade eden Dr. Sıtkı Sönmez solunum yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı olan veremin, sadece bireyi değil, toplumu ilgilendiren bir hastalık olduğunu belirtti.
Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez tarafından yapılan bilgilendirmede; “Ülkemizde her yıl Ocak ayının ilk pazar günü ile başlayan hafta, toplumun tüberküloz (verem) hastalığı konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla “Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası” olarak düzenlenmektedir. Bu yıl 79’uncusu gerçekleştirilen hafta kapsamında eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri planlanmıştır.
Tüberküloz; hava yoluyla bulaşan, Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu, başta akciğerler olmak üzere birçok organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Özellikle tedavi edilmemiş akciğer veya larinks tüberkülozu olan hastalar öksürme, hapşırma ve konuşma yoluyla hastalığı yayabilmektedir. Etkili tedaviyle bulaştırıcılık genellikle 2–3 hafta içinde sona ermektedir.
Tüberküloz basili ile enfekte olan herkes hastalanmaz. Kişilerin bir kısmında latent tüberküloz enfeksiyonu gelişir; bu kişilerde belirti görülmez ve hastalık başkalarına bulaşmaz. Ancak hastalık geliştiğinde tedavi edilmezse ölümcül olabilmektedir. Buna karşın, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği ilaçların düzenli kullanımıyla hastaların yaklaşık %85’i başarıyla tedavi edilebilmektedir.
Dünya genelinde tüberküloz hâlen önemli bir halk sağlığı sorunudur. Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri tüberküloz basili ile enfektedir. 2022 yılında dünyada yaklaşık 10,6 milyon yeni hasta ortaya çıkmış, 1,3 milyon kişi tüberküloz nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Tüberküloz, bulaşıcı hastalıklar arasında COVID-19’dan sonra en fazla ölüme yol açan hastalıktır.
Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar tüberkülozu sona erdirmeyi hedeflemekte; bu kapsamda DSÖ Avrupa Bölgesi Tüberküloz Eylem Planı (2023–2030) uygulanmaktadır. Ülkemiz de bu hedefler doğrultusunda Ulusal Tüberküloz Kontrol Programını kararlılıkla sürdürmektedir.
Türkiye’de tüberküloz tanı ve tedavi hizmetleri ücretsizdir. Tedavi ve koruyucu ilaçlar Bakanlığımızca temin edilmekte, BCG aşısı Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında bebeklere ücretsiz uygulanmaktadır. Tedavi uyumunu artırmak amacıyla Doğrudan Gözetimli Tedavi başarıyla yürütülmekte; sosyal ve ekonomik güçlük yaşayan hastalara şartlı nakdi destek sağlanmaktadır.
Nihai hedefimiz **“Veremsiz Bir Türkiye”**dir. Bu hedefe ulaşmak için;
BCG aşısının zamanında yaptırılması,
Hijyen kurallarına uyulması,
Uzun süreli öksürük veya temas durumunda sağlık kuruluşlarına başvurulması,
Hastaların ilaçlarını düzenli ve gözetim altında kullanması büyük önem taşımaktadır.”
İfadelerini kullandı.